Lazuri Alboni & Lügate

Lazca - Türkçe interaktif kültür sözlüğü. Kelimelerin kökenini ve anlamını keşfedin.

Bir Kelime Öğren

nogure

öğretilmiş olan, eğitim almış

Katkıda Bulunun

Sözlüğümüzde bulunmayan bir kelime mi biliyorsunuz?

Önerilerinizi takip etmek için giriş yapabilirsiniz.

Laz Alfabesi

Ç̌ - Patlamalı Ç
Ǩ - Patlamalı K
- Patlamalı P
Ť - Patlamalı T
Ž / ž - DZ Sesi
Ʒ / ʒ - TS Sesi
X / x - KH Sesi
Ǯ / ǯ - Patlamalı TS

k̆uk̆u

1) guguk kuşu (guguli) 2) 'köstebek adam' (mısır tarlasında korkutucu figür)

1) guguk kuşu (guguli) 2) 'köstebek adam' (mısır tarlasında korkutucu figür)

k̆uk̆uf

(sadece Marr'da) (tavukta) tüy demeti; krş. k̆uk̆uli

(sadece Marr'da) (tavukta) tüy demeti; krş. k̆uk̆uli

k̆uk̆ula2

(Pazar, Marr'a göre) küçük kanca

(Pazar, Marr'a göre) küçük kanca

k̆uk̆ula3

(sadece Marr'da) bir tür başlık

(sadece Marr'da) bir tür başlık

k̆uk̆ulina

karabatak (Phalacrocorax carbo)

karabatak (Phalacrocorax carbo)

k̆uk̆uma

bakır sürahi/ibrik

bakır sürahi/ibrik

k̆uk̆umboli

(sadece Marr'da) çiriş otu, öküzgözü (bitki); krş. ç̆uria

(sadece Marr'da) çiriş otu, öküzgözü (bitki); krş. ç̆uria

k̆uk̆uni

balık ağının en derin noktası

balık ağının en derin noktası

k̆uk̆uraxi

k̆onk̆oraxi (Hopa), k̆onk̆uraxi varyantlarıyla; kuyruk sokumu kemiği

k̆onk̆oraxi (Hopa), k̆onk̆uraxi varyantlarıyla; kuyruk sokumu kemiği

kuk̆ut̆i

bkz. kurkut̆i

bkz. kurkut̆i

k̆uk̆uʒi

tepe, zirve, üst

tepe, zirve, üst

k̆ulani

kız çocuk, genç kız; başka yerlerde: bozo

kız çocuk, genç kız; başka yerlerde: bozo

k̆ule

bkz. mk̆ule

bkz. mk̆ule

k̆uli

sıra, tabure, oturak

sıra, tabure, oturak

k̆uluni

(sadece Marr'da) tay/sıpa

(sadece Marr'da) tay/sıpa

k̆umbi

(sadece Marr'da) gümüş düğme dizisi (kadın elbise koluna bilekten omuza kadar dikilen)

(sadece Marr'da) gümüş düğme dizisi (kadın elbise koluna bilekten omuza kadar dikilen)

k̆umxi

1) (meyve) çekirdeği 2) mısır tanesi 3) tek bir üzüm tanesi

1) (meyve) çekirdeği 2) mısır tanesi 3) tek bir üzüm tanesi

k̆undi

1) bok, dışkı 2) gübre, pislik; 'neden geç kalıyor?' (argo/deyim)

1) bok, dışkı 2) gübre, pislik; 'neden geç kalıyor?' (argo/deyim)

k̆undura

Şubat ayı

Şubat ayı

kuni

mendakumers / mokumelt?es / ambai goku / kagyoku / mendoku / okvasint?u / Vurali doktori?a doukvini 'V.'yi doktora gönderdim' / var mokumenan do 'gitmeyeceğim'. ca / emuk gamokvinaps 'onu ondan sıkar' / emus gamakvinen. X lehçesinde -kv- ve -?kv- 'bırakmak' arasında fark vardır / diğer yerlerde örtüşme var gibi görünüyor: oku = o?ku / krş. ve / -?kurd-: korkmak, ürkmek

mendakumers / mokumelt?es / ambai goku / kagyoku / mendoku / okvasint?u / Vurali doktori?a doukvini 'V.'yi doktora gönderdim' / var mokumenan do 'gitmeyeceğim'. ca / emuk gamokvinaps 'onu ondan sıkar' / emus gamakvinen. X lehçesinde -kv- ve -?kv- 'bırakmak' arasında fark vardır / diğer yerlerde örtüşme var gibi görünüyor: oku = o?ku / krş. ve / -?kurd-: korkmak, ürkmek

k̆unk̆ula

(sadece Marr'da) horoz ibiği; krş. °k̆uk̆uli

(sadece Marr'da) horoz ibiği; krş. °k̆uk̆uli

k̆unt̆ali

Jghenti'de; bkz. ti k̆unt̆ali

Jghenti'de; bkz. ti k̆unt̆ali

k̆unǯuli

üst, zirve, tepe

üst, zirve, tepe

kunʒxi

1) üst, tepe 2) ağaç kütüğü

1) üst, tepe 2) ağaç kütüğü

Üyelik Gerekli

Katkıda bulunmak için topluluğumuza katılın!

Arşivlerimize katkıda bulunmak için ücretsiz üyelik gereklidir. Katılmak sadece bir dakika sürer!