Lazuri Alboni & Lügate

Lazca - Türkçe interaktif kültür sözlüğü. Kelimelerin kökenini ve anlamını keşfedin.

Bir Kelime Öğren

kolo

atel, yonga

Katkıda Bulunun

Sözlüğümüzde bulunmayan bir kelime mi biliyorsunuz?

Önerilerinizi takip etmek için giriş yapabilirsiniz.

Laz Alfabesi

Ç̌ - Patlamalı Ç
Ǩ - Patlamalı K
- Patlamalı P
Ť - Patlamalı T
Ž / ž - DZ Sesi
Ʒ / ʒ - TS Sesi
X / x - KH Sesi
Ǯ / ǯ - Patlamalı TS

°-tkial-

çarpmak, toslamak

çarpmak, toslamak

°-t̆rik̆-

tepelenmek, debelenmek

tepelenmek, debelenmek

°-txoz-

2) bkz. -ntxoz-

2) bkz. -ntxoz-

°-xixol-

kar taneleri

kar taneleri

°-xoǯ-

çapalamak

çapalamak
soymak, rendelemek

°-xriǯk̆-

sürtmek, kaşımak

sürtmek, kaşımak

°-xup̆-

dudak bükmek, dudak sarkıtmak

dudak bükmek, dudak sarkıtmak

°-yeber-

bunamak, elden ayaktan düşmek

bunamak, elden ayaktan düşmek

°-z̆gar-

yırtmak, patlatarak açmak

yırtmak, patlatarak açmak

°-ǯk̆ip̆ol-

damlamak

damlamak

°-ǯk̆umul-

kaynamak, (bir şeyle) dolup taşmak

kaynamak, (bir şeyle) dolup taşmak

°-ǯoon-

(Kemalpaşa) birine uymak, uygun gelmek

(Kemalpaşa) birine uymak, uygun gelmek

°-ǯurd-

sızmak, damlamak, süzülmek

sızmak, damlamak, süzülmek

°-ʒxak̆-

su sıçratmak, fışkırtmak

su sıçratmak, fışkırtmak

°ak̆alip̆ari

Marr 'ona sor' diye çevirir ancak muhtemelen 'bir kadeh payı' (ar kaali pay) ifadesiyle karıştırılmıştır

Marr 'ona sor' diye çevirir ancak muhtemelen 'bir kadeh payı' (ar kaali pay) ifadesiyle karıştırılmıştır

°alima

koyun yağı, sığır iç yağı

koyun yağı, sığır iç yağı

°amamte

içinde: p

içinde: p

°arkii

bir yana, kenara; 'göz ucuyla yana bak'; belki iki ayrı kelime?

bir yana, kenara; 'göz ucuyla yana bak'; belki iki ayrı kelime?

°artuk

ayrıca; fazla

ayrıca; fazla

°aǯaşa

şimdiye kadar, bu zamana kadar

şimdiye kadar, bu zamana kadar

°bdgir

dgir,; durmak, ayakta durmak; 'çoban ve kızı sarılmış halde duruyorlardı'; 'dimdik ayaktayım'; 'M. bacağı ağrıdığı için dayanamıyor'; 'şehirde çok kaldın!'; 'saçım ayağıma takılacak ve düşeceğim'; 'onu bekletiyor'; 'arabaları durdurdum'

dgir,; durmak, ayakta durmak; 'çoban ve kızı sarılmış halde duruyorlardı'; 'dimdik ayaktayım'; 'M. bacağı ağrıdığı için dayanamıyor'; 'şehirde çok kaldın!'; 'saçım ayağıma takılacak ve düşeceğim'; 'onu bekletiyor'; 'arabaları durdurdum'

°bengi

olgunlaşmış çürüme (meyvede); krş. t̆engyari

olgunlaşmış çürüme (meyvede); krş. t̆engyari

°blaʒ!

şıp! plop! (suya düşme sesi)

şıp! plop! (suya düşme sesi)

°buği

bkz. burği

bkz. burği

Üyelik Gerekli

Katkıda bulunmak için topluluğumuza katılın!

Arşivlerimize katkıda bulunmak için ücretsiz üyelik gereklidir. Katılmak sadece bir dakika sürer!